top of page
Search
  • Writer's pictureGizem Topsakal Acet

İş Hayatında Kazanmamız Gereken 4 Davranış Değişikliği


Özellikle son zamanlarda yaşadığımız psikolojik çalkantılar, durum değişiklikleri, yeni normale alışma süreci derken en çok iş hayatına adaptasyon ve kaliteli iş çıkarabilme konularında zorluk çekildiğini gözlemliyoruz. Bu aşamada yapmamız gereken öncelikle tüm yaşananları olduğu gibi kabullenebilmek ve yavaş yavaş alıştığımız bu süreci yeni bir başlangıç olarak kabul edebilmektir.


Çünkü yeni başlangıçlar her zaman iyidir. Bir düşünelim o hislerimizi… Okulun ilk günü, iş hayatının ilk günü, yeni unvanlar, yeni başarılar, yeni görevler, yeni şirketler gibi gibi liste uzayıp gidebilir ama hisler aslında hep ortaktır. Heyecan verici, ilgi çekici, mutlu, refah ve birazcık korku içerir.


Buradaki tek negatif his korkudur. Değişmekten korkmak, konfor alanından uzaklaşmak bizleri biraz tedirgin edebilir. Peki bu korkulardan sıyrılarak kazanmamız gereken davranış değişiklikleri nelerdir?



  • Değişime ve Gelişime Açık Olmak: Evet eski köye yeni adetler geldi. Artık öğrendiğimiz, başarabildiğimiz her şeyin bir son kullanma tarihi olduğunu kabullenmek ve kendimizi değişimin rüzgarına bırakmak zorundayız. Aksi takdirde bizlerinde bir son kullanma tarihi olacaktır. Bu süreçte sürekli takipte olup kendimizi değişen tüm süreç ve koşullara adapte etmeli ve kendimizi sürekli geliştirmeliyiz. Yeni şeyleri keşfetmeliyiz. Bu durum bizlerin ufkunu açacak ve bizi sonraki seviyelerde başarıya ulaştıracaktır.


  • Maksimum Odaklanmayı Öğrenmek: Konsantre olamamak özellikle bu süreçte her birimizin bolca karşılaştığı sorunlardan biri olabilir. Odaklanamamanın asıl sebepleri gideceğimiz yolu bilememek, amaçsız olmak, ilgisizlik, isteksizlik, aşırı stres veya iş yükü, zaman yönetimi gibi başlıklardan kaynaklanabilir. Odaklanmayı sağlayabilmek için lütfen kendimizi dinlemeyi deneyelim… Gitmek istediğimiz hedefi, yol haritamızı ve en önemlisi irademizi kesemize koyalım ve bunları yaparken zaman çalıcılarımızı, duygusal boşluklarımızı, stres ve kaygılarımızı da kapının dışarısında bırakalım. Odaklanmak için önce konsantre ve istekli olmamız gerekecektir ve sonrasında da neyi, nasıl, neden ve ne zaman yapacağımızı bilmemiz gerekir. Odaklanabilmek için yazarak çalışmayı önerebilirim. Yazarak çalışmak beyni rahatlatarak zor ve karmaşık durumları basitleştirebilmenin en kolay yollarındandır. Bu sayede çok daha odaklı çalışabilmeyi başarabiliriz.


  • Farklı Yapmayı Deneyimlemek: Günlük rutinde yaptığımız işleri belli bir zaman sonra ezbere ve daha kısa sürede yaptığımızı fark ederiz. Bu iyi gibi görünse de aslında bizim yaratıcılığımızı, hayal gücümüzü körelten ve kısa zaman içerisinde yaptıklarımızdan tatmin olmamamızı sağlayan bir düşman gibidir. Bunun adı monotonluktur ve monotonluk insanın en büyük düşmanıdır. Yeteneklerimizi geliştirmek, yaptığımız işte daha da derinleşebilmek, terfi edebilmek, güncel kalabilmek için farklılaşmayı deneyebiliriz. Unutmayalım: 2+2=4 olabilir ama 3+1’de 4 edebilir. Hatta kendimizi 4’le sınırlandırmamalıyız. Neden işimizin hedefi 4 ise biz o işi geliştirebilmek adına kendi hedefimizi 7 yapmıyoruz ki? Farklı olmak değerli olmayı beraberinde getirecektir.

  • Pozitif Düşünebilmek: İçerisinde olabildiğince negatifliğin bulunmadığı bir düşünce tarzıdır diyebiliriz. Mahatma Gandi’nin güzel bir sözü vardır. “Kişi düşüncelerinin ürünüdür. Ne düşünürse o olur.” Düşüncelerimizin enerjimize, iş yapma potansiyelimize hatta hevesimize bile ulaşma yeteneği vardır. O yüzden biri işi yapabileceğimize inanırsak o işi yapabiliriz. Fakat kendimize güvenmezsek, yeterliliklerimize inanmazsak üzgünüm o işi başaramayacağız. Çünkü zaten sınırımızı başkasına gerek kalmadan çizmiş oluyoruz. Lütfen kendimize güvenmekten korkmayalım, bardağın dolu tarafına odaklanmaktan çekinmeyelim ve bardağı daha da doldurmaya odaklanalım. Bu sayede problemleri çok daha rahatlıkla aşabilecek, krizi fırsata çevirmenin yolunu bulabilecek ve günün sonunda başarmanın tadını yine bizim çıkaracağımızı bilmeliyiz.


Yeni bir başlangıç için Pazartesi’yi beklemeye değil kendimizi değiştirmeye ihtiyacımız var.



Sevgilerimle.

12 views0 comments

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page